Etiketler

, , , , ,


Bugün ne yazacağım konusunda çok kararsız kaldım. Hem yazacak çok şey vardı hem de hiçbir şey yoktu. Günlerdir okuduğum kitabı yazmayı planlıyordum ama yine bitiremediğim için o da kaldı.

Sabah kalkınca bir dedim ki hayatımın en vazgeçilmez eşyalarından birine tost makinesine bir güzelleme yazayım. Vazgeçtim sonra.

Üşenmesem AKP’nin billboardlarda gördüğüm ve hepsi bana kandırmacadan ibaretmiş hissi veren icraatlarının dün akşam tipik yurdum insanına oynattırılmış ve seslendirilmiş hallerini televizyonda seçim kampanyası filmi olarak gördüğümde nasıl ter ter tepindiğimi yazacaktım ama ona da üşendim. Üşenmek de değil aslında…sonra maazallah başıma bir şey gelirdi.

Dışarıdan bakıldığında çok yönlülüğü ve hareketliliği ile gıpta edilesi görünen ama aslında her geçen gün karmaşıklaşıp idare edilmesi güçleşen hayatımın 2011 Mayıs ayının son gününe şükür ulaşmışlığın sevincini yazayım dedim ama bunun da gün bitmeden erken olacağına karar verdim.

Sonuç…bugün yemek tarifi bile yok. Ama eğer düne bakarsanız tarifi uygulayan bir arkadaşın acayip güzel tarçınlı rulo fotoğraflarını görebilirsiniz.

Yarının yazısı ? Bugüne yazı yok ama yarınınki belli. Notos Edebiyat’a Fotoğrafın Öyküsünü Yazar Mısınız’a gönderdiğim öyküyü koyacağım. Yayınlanmak için seçilip seçilmediğini henüz dergiyi görmediğim için bilmiyorum. Bugün dergiyi alınca göreceğim. Yayınlanmışsa çok sevineceğim elbette ama yayınlanmamışsa da zararı yok. Biz burada kendi kendimize yazıp okumuyor muyuz zaten?

Reklamlar