Etiketler

, , , , , , , , , ,


Bugün hazır haftasonu da gelmişken önceden sözünü verdiğim bir tarif yazacağım.

Çocukluğumdan beri en sevdiğim şeylerin başında gelir. Hoş, benim yemeği sevmediğim pek bir şey de yoktur ya…Ama ‘Cantık’ önemli bir konu. Bir çeşit aile mirası. Çibörek gibi, köbete gibi…Hadi baba tarafının hatırı kalmasın onlardan da bir şey söyleyeyim, meftune gibi. Valla uzun, çok uzun zaman oldu ki meftune de yemedik. Anneme söylesem de yapsa. Daha iyisi ben yapayım.

Aile mutfak kültürü mirası bence herkes için önemli olmalı ve kuşaktan kuşağa geçmeli. Aylar önce ‘Fırında Çibörek’ tarifi verdiğimde dayım her ne kadar beni kültürümüzü çarpıtmakla suçladıysa da konuyu ben de illa ki önemsiyorum. Halbuki istesem ananemin çiböreğinden, zaman olsa, yapabileceğimi en iyi bilenlerdendir kendisi. Ananem benim çibörekteki maharetimi on beş yaşımdayken tescillemiş ve onaylamıştı.

Efenim, ‘Cantık’ için evvela mayalı hamura ihtiyacınız var. Tercihen kendiniz mayalamalısınız ama hadi kolayını söyleyeyim, fırından alacağınız ekmek hamuru da işinizi görür.

Ben bir keresinde zamansızlıktan fırından aldım, güzel de oldu, lakin annem beğenmedi. “Bir dahaki sefere planını programını yap, kendin mayala,” dedi. Oysa ben o gün cantığı sırf aceleden yapmıştım. Sabahtan dışarı çıkmıştım, öğlen olmuştu, yemek yoktu, ben de fırının önünden geçerken hamur alıvermiştim. Ben tedbiren söyleyeyim de… Okumaz okumaz, okuyacağı tutar, bir de annemden şimdi durduk yerde beni seven sizlere yanlış tarif veriyorum diye laf işitmeyeyim.

Hamur mayalamak bu dünyadaki en kolay işlerden biri. Bunu bir yaptınız mı, evde bol malzemeli nefis pizzalarınızı da imal edebilir, Domino’s ya da Little Ceaser’s esaretinden kendinizi kurtarabilirsiniz.

Hamur için malzemeler:

–         270 cc su

–         30 cc sıvı yağ (Burası mühim. Hamurun yumuşak ve daha lezzetli olmasını sağlayarak ekmek hamurundan farklılaşmasını sağlayan bu.)

–         500 gr un

–         1 tatlı kaşığı tuz

–         1 /2 tatlı kaşığı toz şeker

–         7-10 gr aktif kuru maya

Bu malzemeyi ya ekmek makinesine koyarak ya da bir kapta yoğurarak hamur haline getiriyor ve iki saat mayalanmaya bırakıyorsunuz.

Hamurunuz mayalanırken siz içi hazırlayın.

İçi için:

–         ½ kg kıyma

–         1 baş kuru soğan

–         1 domates rendesi

–         10-15 dal maydanoz

–         1-2 tane yeşil biber (zevke göre acı veya tatlı…acı seviyorsanız imansızından bir tane sivri biber güzel olur)

–         1 yemek kaşığı salça (aslında ananemin tarifinde bu yok, ama ben salçalı seviyorum)

–         Tuz, karabiber, belki pul biber

Malzemelerden de için nasıl yapılacağını üç aşağı beş yukarı kestirmişsinizdir. Soğan ve domates rendelenir, maydanoz ve biberler ince kıyılır, kıyma, tuz, karabiber ve salça eklenerek iyice karıştırılır.

İki saat geçti, hamurunuz mayalandı. Bir tane tercihen yuvarlak tepsi alınır. (Siz fotoğraftaki tepsinin dikdörtgen fırın tepsisi olduğuna bakmayın, benim en büyük tepsim buydu ve hayalimde hamurun miktarı yuvarlak tepsime çok olacağı için bu tepsiyi bir kere yağlamış oldum) Neden yuvarlak tepsi? Bilmem!? (yuvarlak tepside sanki kenarlardaki hamurlar daha güzel oluyor. Ben kenar kısmını severim, ortanın da tutkunları ayrıdır)

Tepsinin ortasına bol sıvı yağ  konulur . Boldan kasıt 1 çay bardağından çok, 1 su bardağından az. Ben genelde göz kararı tepsiye döktüğüm için öyle tam bir miktar veremeyeceğim. Eller bu yağla iyice yağlanır. Hamurdan poğaça hamuru büyüklüğünde parçalar koparılır, aynı poğaça yapar gibi elde hamur açılıp içine köfte büyüklüğünde kıymalı içten konulur, sonra da poğaça gibi ağzı kapatılır. Maharet gerektiren kısım burası. Öyle yağlı hamuru kapatmak kolay olmuyor. Üzülmeyin, yapa yapa öğrenirsiniz. Eğer kapatmayı başardıysanız nur topu gibi ilk cantığınızı tepsinin içindeki yağda şöyle bir yuvarlayıp kapattığınız alta gelecek şekilde kenara koyuyorsunuz. Tepsiye dizerken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlardan biri, cantıklarınızın mayalı hamurdan teşekkül olduğunu unutmayacak, kabaracaklarını (ki bu en istediğimiz bir şeydir) düşünerek aralarında biraz boşluk bırakarak koyacaksınız.

Fırınınızı 1800 ye ısıtıp yaklaşık 40 dakika, üstleri kızarana kadar pişireceksiniz.

Piştikten sonra, eğer bu blogu okuyorsanız şimdiye kadar çoktan öğrenmiş olmalısınız, hamurlarımız yumuşak olsun diye elinizle bir kase, bardak her neyse işte ondan su serpeleyip önce bir kat gazete kağıdı, sonra da sofra bezi (‘peşkiri’ derdi ananem) ile sarmalısınız. Kokuya direnip az bir beklerseniz, ‘anasının babasının evine kavuşup da gelirse,’ ( bu da ananemin lafı) yani içini biraz çekerse yerken lezzetini daha iyi alırsınız. Yanına şöyle bir tabak da karışık acılı turşu koydunuz mu, süper olur, yenmeyip yanında yatılır.

Benden söylemesi, evde geçirilecek yağmurlu bir pazar günü deneyin. Özellikle çocukların taktığı isimle “Köfteli Ekmek” film seyrederken filan iyi gidiyor. Afiyet olsun.

Reklamlar