Etiketler

, , ,


Bizim Bey Urfalıdır. Aslında tam Urfalı da demezler onlar kendilerine, bağlı oldukları ilçeyi söylerler. Neyse daha fazla ayrıntıya gerek yok. Bunları söylememin sebebi az sonra okuyacağınız tarifin Urfa yöresine ait olması.

Biz her Urfa’ya gidişimizde sabahları illâ cartlak yemek isteriz. Artık çocuklar da buna adapte oldu, özellikle Kem. Bilmeyenlere açıklama, cartlak ciğer kebabıdır. Ciğer kuşbaşı doğranır, şişe geçirilir ve mangalda pişirilir. Sabah erken saatlerde el arabalarında satılır, bu el arabaları ekseriya bir fırın önünde bulunur. Kebab fırından  alınan tırnaklı ekmeğe çekilir.

Bizim Bey her cartlak almaya gidişte nohut da alır gelir. Nohut da tırnaklı ekmekle yenir. Esnaf dükkanını açar ve kahvaltısını cartlak veya nohutla yapar. Ha, bir de nohutla özdeşleşmiş, o yöreye ait bir şaşkınlık ifadesi de vardır. Böyle bir şeyi anlaşılmadığında  ya da söylenene inanılmadığında sese şaşkınlık tonlaması verilerek  “Nohut mu?” diye sorulur.

Şimdi artık yavaş yavaş tarife geçme zamanı. Önce malzemeler:

–         Nohut

–         Kemikli kuzu parça et

–         Kuru soğan

–         Kırmızı biber

–         Yeşil biber

–         Sumak

–         Maydanoz

Yapılışı: Eti nohuta vurursunuz. (?!): Yani, bir gece evvelden ıslattığınız nohutu iyice yıkayıp kemik parçacıklarından arındırdığınız kemikli etle uygun bir süre düdüklü de pişirirsiniz. Orijinalinde etle nohutu büyük kazanlarda kısık ateşte uzun süre (geceden sabaha) kaynatıyorlarmış. Nohutla et piştikten sonra eti ve suyunu ayırır (isterseniz bilahare et suyuna nohutlu pilav pişirmek için bir miktar nohutu da ayırabilirsiniz), nohutu geniş bir kaba alırsınız. Sonra kuru soğanı ince ince piyazlık doğrayıp sumak ve tuzla iyice ovarsınız. Biberleri halka halka veya istediğiniz başka bir şekilde ne çok ince ne çok kalın doğrar, üstüne ince kıyılmış bol maydonozu ekler, biraz da tuz serpip karıştırırsınız.

Biz İstanbullular muhtemelen çay saatinde veya akşam yemeğinde yeriz bunu ama kahvaltıda da denemekten bir şey olmaz.

Afiyet olsun…

P.S. “İstanbullu” mu yazılıyordu yoksa “İstanbul’lu” mu diye sabah sabah bilemedim. Hatta konu ile ilgili bayağı bir kafa patlattım.Yanlışsa Türkçe Dilbilgisi öğretmeni arkadaşlar içimin bu konuda rahat olmadığını bilirlerse sevinirim.

Reklamlar