Etiketler

,


Üç günde dört film. King’s Speech, 50 / 50, Descendants ve Another Year.

King’s Speech en etkileyici olanıydı ama a galiba onu benden başka seyretmeyen kalmamıştı zaten. Colin Firth çok iyiydi, bir şey diyecek yok. Asıl ben Lionel Louge’u oynayan Geoffrey Rush’a bittim, hayran kaldım. O nasıl bir oyunculuktu öyle?!

Daha önce de yazmıştım, Paul Auster’ın film anlatışını okumayı çok severim. Bazıları gerçekten güzel film anlatır, seyretmiş kadar olursunuz ve filmi görme isteğiniz olmasa bile gidip görmek istersiniz. O kadar maharetli değilim, biliyorum ama benimkisi zaten amatörce takılmak. Bir bakıma kitaplar gibi günün birinde filmi hatırladığımda ayrıntıları bulmakta kanırmamak için yapıyorum, yoksa sinemadan çok da anladığımdan değil. Vasat bir seyirci olduğumu bile söyleyebilirim.

Şimdi 50 / 50 ile başlayayım.

Yönetmen: Jonathan Levine

Oyuncular: Joseph Gordon-Levitt, Seth Rogen, Anna Kendrick,   Bryce Dallas Howard, Anjelica Hudson

Adam 20’li yaşların sonlarında, radyoda çalışan bir genç adamdır. Rachael adında bir sevgilisi vardır. (İlk karede Rachael’e notumu verdim. On üzerinden maksimum iki. Sonraan da yanılmadığımı gördüm.)  Rachael arada sırada Adam’da kalmaktadır ve filmin başında Adam’ın evde ona bir çekmece verdiğini öğreniriz. Yani Adam’la Rachael birlikte yaşamaya başlarlar.

Kyle, adamım!, Adam’ın en yakın arkadaşıdır, o da radyoda çalışmaktadır. Kyle’ın aklı fikri kızlar ve onlarla yatmaktadır. Bir bakıma seks Kyle için hayatın anlamıdır. Ağzı bozuk, eğlenceli insan Kyle, Adam ve Rachael’ın seks hayatına da kafayı takmıştır ve Adam’ı her fırsatta bu konu ile ilgili sıkıştırmaktadır.

Bir süredir Adam’ın sırt ağrıları vardır. Çok önemsemez ama bir gün doktora gittiğinde sırt omurları içinde omuriliğinde nörofibrosarkom schwannom olduğunu öğrenir. Burada hastaya durumunu anlatan doktorun kayıtsızlığını bir doktor olarak şiddetle kınadığımı belirtmeliyim. O ne domuzluktu öyle, anlatamam.

Adam neye uğradığını şaşırır. Doktor sağkalım şansının %50 olduğunu söylemiştir. Önce kemoterapi alacak, tümör kitlesi kemoterapi sonrasında küçülmezse ameliyat olacaktır. Kemoterapi süresinde Katherine adlı bir terapistten psikoterapi desteği alır.

Kemoterapi seanslarında iki arkadaş edinir. Alan ve Mitch. Alan lenfoma, Mitch metastatik protat kanseri hastasıdır, yaşça Adam’dan oldukça büyük ve kendilerinden beklenmeyecek kadar matraktırlar.

Adam kemoterapilere başlamadan önce endişe kumkuması annesi şiddetle yanında olmak istese de Adam, Rachael’in yanında olacağını söyleyerek annesinin teklifini reddeder. Aslında sebep Alzheimer hastası olan babasının  annesine daha fazla ihtiyaç duyduğunu düşünmesidir.

Bir gün Kyle ve Adam, Adam’a  terapisti tarafından önerilen kitapları alırlarken Kyle aradığı kitabı bulamam bahanesiyle kitapçıda çalışan bir kızla  tanışır. Hemen en kısa zamanda kızla kendisine bir randevu ayarlar. Kızla gittiği sergi açılışında bir süredir Adam’ı ihmal eden Rachael’i görür…..filan.

Ben ilk seyretmeye oturduğumda on beşinci dakikada içim karardığı için bıraktım. Bıraktım ama aklımdan çıkmadı. Günler sonra bir daha fırsat bulunca tamamını seyrettim. Kısaca söyleyeyim, güzel filmdi. İlerleyen kısımları düşündüğüm kadar iç karartıcı değildi. Hatta Kyle, Alan ve Mitch ile çok matrak kısımları vardı.

Oyunculardan Joseph Gordon – Levitt’in Keanu Reeves’in yerine geçmesine karar verdim. Kendisini daha önce nerede seyrettiğimizi araştırdım, Inception’da oynamış.

Daha önce Up In The Air’de çaylak Natalie rolüyle izlediğimiz Anna Kendrick bu filmde terapist rolünde.

Adam’ın kankası Kyle’ı Seth Rogen canlandırıyor ki, ben bu role çok uyduğunu düşündüm.

Filmin imdb sayfası: http://www.imdb.com/title/tt1306980/

Filmin tanıtım videousu:  http://www.youtube.com/watch?v=gsEOl7nlXcA

 

Reklamlar