Etiketler

, ,


Bir girdiğim blogcu bunalımı sonucunda artık yemek tarifi yazmayacağımı söylemiştim. İki ay kadar önceydi. Bu bunalımda kitap eleştirisi, yorumu, tanıtımı, vs …işte her ne ise o yazılardan da yazmamaya karar vermiştim. Kendimce sebeplerim vardı.

Yemek yazmama kararımın altında yatan sebep, bu yazıların beni olduğumdan fazla domestik göstermesiydi, ki ben hiç de öyle değilim. Bu yemekleri en başta kendim sevdiğim için pişiriyordum, ev halkı da sebepleniyordu.

Kitaplar konusuna gelince…O biraz daha karmaşık. Yazar olma hayalleri kuran biri olarak ne okuduğumu, okurken neler düşündüğümü böyle açık ifşa etmek bir an bana çok zararlı göründü. Aslında bir yazar adayı olarak kişisel blog tutmak başlı başına akılsızca. Misal, yarın bir gün ola ki bir hikayede uçakta uyurken uçağa yetişemeyip kaçırdığını gören bir karakter yazacak olsam kendimden esinlendiğimi blog okuyucuları şıppadanak anlayacaklar. Zaten yazarlar için okuyucularının kafasında hep, “Acaba bunları gerçekten yazar kendisi yaşamış mıdır?” gereksiz sorular dolanır, durur…

Anlayacağınız bir çıkmaza girmiştim. Çıkmazdan kurtulmanın iki yolu vardı. Ya blog yazmayı tamamen bırakacaktım, çünkü yemek ve kitaplar benim yaşamımın dörtte üçünden fazlasını kaplıyor, ya da umursamayıp devam edecektim.

Dayanamadım zaten kitap yazılarına ufaktan ufaktan yeniden başladım. Her okuduğumu değil ama blogcu depresyonu yazımdan sonra yine kitap yorumlarımı yazdım.

Dün ayfonumda fotoğraflara bakarken fotoğraflarını çekip yazmadığım tarifleri görünce içim kötü oldu. Boşver ya, dedim kendime boşver… Yazık insanlara benim acayip tariflerimden mahrum kalıyorlar. İnsanlara bunu yapmaya hakkım olmadığına, okuduğum güzel kitapları okumaya hakları olduğu gibi benim yediğim güzel şeyleri yemeğe de hakları olduğuna karar verdim. Şimdi ben birkaç gün sonra bergamutlu pilav yapacak ve size anlatmayacak mıydım?

Bunlardan öte iki nedenden dolayı yemek yazılarına geri dönmeye karar verdim. Birincisi blogun hit sayısında dramatik bir düşüş var ve benim gibi ilgi, alkış delisi bir bünyeye iyi gelmiyor bu durum. İkincisi evdeki yemek yapma performansım, dolayısıyla çocukların üzerindeki yemek yemekle ilgili motivasyon gücüm azaldı. Eskiden Defi’yle yaparken Kem fotoğraf çekerdi ve sonra da tuzlarının olduğu şeyleri afiyetle yerlerdi.

Sonuç: Eski fabrika ayarlarıma geri dönüyorum. Yarın müthiş, deli bir tarif vereceğim. Öyle yani…

Reklamlar