Geçen hafta bir iş toplantısı için Barcelona’daydım.Genelde bu toplantıların akşam yemeklerinde bir konsept hep olur. Mesela Mart ayında bir toplantı Dubai’de olmuştu, ben bir gece kalıp dönmüştüm, Çölde Bedevi Çadırı atraksiyonunu kaçırmıştım.
Barcelona’daki toplantının akşam yemeği Cava Codorníu’daydı.
Codorníu (Katalanca telaffuzu: [kuðurˈniw]) şişede fermente edilen, kava olarak bilinen şampanyanın dünyanın en büyük üreticisi. Bu yöntem 1551’de Katalonya / İspanya’da bulunmuş ve yıllık üretim 60 milyar şişeymiş. Her yıl üzümler ayrı ayrı eziliyor, suyu fıçılarda fermetasyon için bekletilip bir süre(ne kadardı hatırlamıyorum, 3-5 ay gibi) sonra çeşitli üzüm suları karıştırılıp, şeker eklendikten sonra şişelenerek fermentasyona bırakılıyorlarmış. Asıl hikaye burada başlıyor. Fermantasyon sonucunda bir çökelti oluşuyor ve bu istenmeyen bir şey. Bundan kurtulmak için şişeleri başaşağı tutarak çökeltinin boyun kısmına gelmesi sağlanıyor, sonra şişe donduruluyor, ardından da boyun kısımdan çözerek o istenmeyen çökelekten kurtuluyor ve şampanyayı elde etmiş oluyorlar. Filan filan… böyle bir şey…
Bundan sonrası çeviri.
Codorníu ailesinin şarapçılığı 16. yy ortalarına kadar gidiyor. O zamana ait bir belgeye göre ailenin şarap üretiminde kullandığı birçok makine, alet-edevatı varmış. Anna Codorníu, 1659’da Miquel Raventós’la evlenir ve şarap açısından oldukça uzun birer geçmişi olan bu aileler birleşirler. Yıllar sonra, 1872’de Josep Roventós, “Geleneksel Yöntem”i kullanarak İspanya’da ilk kez cava’yı üretir ve Alt Penedés bölgesinde yepyeni bir fabrika kurur. On dokuzuncu yy sonu, 20. Yy başı (1895-1915) arasında Sant Sadurní d’Anoi’da Manuel Raventós’un emriyle Codorníu mahzenleri inşa edilir. Bu iş için zamanın ünlü mimarı Josep Puig i Cadafalch’ı yapıyı tasarlaması için tutar. O zamanlar Codorníu yılda 100.000 şişe cava üretmektedir ve yeni yapı olabildiğince muazzam görünmektedir.
Şaraphane kara ve tren yolundan uzakta olup o zaman için bayağı ücra bir yerdeymiş. Manuel Raventós, şarapların kalitesinin daha iyi olması için şaraphanenin bağlara yakın olmasında ısrar etmiş. Günümüzde de Codorníu tüm cava’ların bağlardan son noktaya kadar üretim sürecini kontrol etmektedirler. Şaraphane en modern teçhizatları kullanmaktdır.
Sant Sadurní d’Anoia’daki Codorníu mahzenleri 1976’da Kral I. Juan Carlos tarafından “Ulusal Tarih ve Sanat Anıtı” olarak ilan edilmiştir.
Biz de işte böyle bir yerde keyifli bir akşam yemeği yedik…
Öyle yani…
Geri bildirim: Barselona Yakınları & Dali Müsezi | Doktorun Gezi Rehberi