Etiketler

, ,


Mor Fil’in sevgili takipçileri,

Nihayet klavye başına oturabildim ve farkındayım yine geciktim. Blog yazmak gibi süregen işler gerçekten iyi disipline olmayı gerektiriyor ve geçmiş yıllardaki azim, tutku ve istekliliğimi inanın mumla arıyorum. Aslında temel sorun disiplinle ilgili. Yoksa başka konularda tutkulu ve azimli olmayı sürdürebiliyorum, mesela okumak ya da örgü/tığ örmek konusunda. Merak eden Instagram’dan da bi zahmet beni takip ediversin.

Okuma listesi anladığım kadarıyla oldukça ilgi gördü. Birebir görüş, beğeniyi blog yorumları üzerinden iletenlerin yanısıra sessiz bir kesim olduğunun da farkındayım. Blogun kitlesini olduğu gibi tüm içtenliğimle kucaklıyorum.

Bloga yeni yazı koymaya başladıktan sonra, elbette ki, yakınımdakilerden kafamdaki yazı dizisine dair görüşler aldım. Genel kanı, ilgi çekeceği yönünde ancak başlık, daha önce bu kişilere benim de belirttiğim üzere, kritik öneme sahip. SEVMEDİĞİM İNSAN TİPLERİ’nin biraz irrite edici olacağı ama bir o kadar da merak uyandıracağı konusunda galiba herkes hemfikir. Böyle olacak olursa (“olmak” fiili, nedir yazan insanların senden çektiği?!?)  sanki ben sütten çıkma ak kaşıkmışım gibi, doğal olarak kendimle ilgili olabilecek tipleri otomatik dahil etmekten kaçınacağım. Halbuki, ben de insanım ve benim de başkalarını uyuz eden, gayet net, rahatsız edici kişilik özelliklerim var. Diğer taraftan, birkaç ay önce aldığım bir astrolojik danışmanlıktan ötürü kendimi bu yazı dizisini yazmaya mecbur hissediyorum (danışmanım “toplumsal hero” potansiyelimin yüksek olduğunu -!-, mutlaka değerlendirmem geektiğini söyledi. Kendisi ile mevcut siyasi ortamımızı düşündüğümde bu önerisini neden değerlendirmeyeceğimi tartışmadım elbette.  Bazen sükût sözden yeğdir).

Sonuçta başlık olarak SEVİMSİZ İNSAN TİPLERİ’nde karar kılmıştım. Bu dizide ele alacağım tipleri genelden çıkarınca elimizde bir şey kalacak mı bilmiyorum. Eğer elimizde kalan olursa, o da idealize bir tip mi olur yoksa bulsak elbirliği ile bir kaşık suda boğar mıyız, ondan da emin değilim.

Blogun yorum kısmının kapılarının sonuna kadar açık olduğunu hatırlatmama gerek yok. Gelen yorumların neredeyse hepsini onaylıyor ama çok azına cevap yazıyorum. Sizden gelecek tip önerileriyle yazı dizisi mutlaka daha da zenginleşecektir.

Benim  ilk aklıma gelenler; enerjisi düşükler, “sonra yaparız”cılar, ultra pozitifler, samimiyetsizler, kendi bildiğini herkes de iyi biliyor sananlar, kendi sevdiği/sevmediği şeyler için etrafındakilerden aynı tepki/davranışı bekleyenler ( bu tip için mümkünse tek bir kelime bulmalıyım), zıpzıplar… gibi. Neticede daha çok görünürde zararsız ama gelin görün ki bir şekilde zararlı olma ihtimali yüksek karakter özelliklerini kastediyorum. Standart yalancı, ahlaksız, üçkağıtçı, namussuz gibi özelliklerin ilerisinde özelliklerden bahsetmek istiyorum. Zaten yalancı, hırsız, sahtekârlarla kuşatılmışken bunlar için burada ne kendimi ne de sizi yoracağım.

Yazı dizisinin adında gerçekten çok zorlandım ama sonuç: Zararsız Görünen Zararlı Tipler (ZGZT). Bu girizgahtan sonra ilk tipimizle başlayabiliriz.

Söz dizinin ilk yazısı Pazar günü burada: Enerjisizler

Bana şans dileyin, takipte kalın, yorumlarınızla desteğinizi esirgemeyin.

Öyle yani…

Reklamlar