Etiketler

, , , , , , , , ,


AĞABEYİNE ÇİÇEK TAŞIYAN KIZ – Natsuki Ikezawa

Bu yılın sürpriz okumalarından biriydi. Natsuki Ikezawa’yı daha önce okumamıştım. Kitabı bir zaman önce almıştım ve bekleyip duruyordu. Kitabın bana ismi çok çekici gelmişti.

Farklı, bilmediğim, gidip görmekten öte çok da okumadığım bir coğrafyaya, Japonya – Endonezya,  ilişkin biraz sıradışı kız kardeş – ağabey ilişkisini anlatan bir kitaptı. Net, yalın bir anlatımı var. Ben çok sevdim.

YEŞİL YOL – Anne Enright

Kadıköy’deki Yapı Kredi Yayınları’ndaki turlarımdan birinde, biraz da kapağına tav olup aldığım bir kitaptı. Çok beklentisiz okuduğum için olabilir, hayal kırıklığına uğramadım. Hızlı okunuyor, okuyanı sıkmıyor, darlamıyor. Anlatı bir ailenin bireylerinin yaşamlarındaki farklı dönemlerden alınan kesitler, foto-anlatımlar üzerine kurulmuş. Doğal olarak okuru işe olağandan daha fazla ediyor ve kitabın en  ilgi çekici tarafı bu. Daha derinlikli olabilirmiş diye düşünmüştüm ama yazarın başka kitabı yayınlanırsa merak eder, alırım okurum.

YÜKSEKLERDE – Paul Bowles

Türkçe’de yayınlanmış kitapları görece bilinen bir yazarmış Paul Bowles, ben kenidisini bilmiyordum. Yaz aylarında Can Yayınları’nın 5 TL kampanyasından aldım. Fena değil, okumamak ciddi bir eksiklik değil, okumak da vakit kaybı değil.

chimamanda ngozi adichie ile ilgili görsel sonucu

AMERİKANA – Chimamanda Ngozi Adichie

Bu yılın kayda değer okumalarından biriydi. Kitabın hacmi ürkütücü ancak çok akıcı bir dili olduğu için su gibi akıp gidiyor. Her ne kadar baş kahraman Ifamelu’yu sevmemiş olsam da sorunsuz okuduğumu söyleyebilirim. Yazarı daha önce okumamıştım, kitabı okurken yaptığım internet araştırmalarında önemli bir kadın hakları aktivisti olduğunu öğrendim. Kitabın benim için en ilginç yanı Nijerya’da günlük yaşama dair anlatılanlarla bizim Türkiye’deki günlük yaşamımızda çok büyük benzeşmeler olmasıydı. Bence göz karartıp okumaya değer.

 

AZİZLER VE ALİMLER – Terry Eagleton

Internete girip baktığınızda Terrry Eagleton için her yerde “marksist bir edebiyat eleştirmeni”oarak tanımlandığını görürsünüz.

Ben de kendisinin daha önce edebiyat eleştrileri üzerine olan kitaplarını okumuştum. Azizler ve Alimler’i okumamın nedeni Terry Eagleton’ın kurgu yazımını merak etmemdi.

Kitabın başkahramanının Ludwig Wittgenstein olması başlı başına okumayı çekici kılıyor. Ona dilbilimci Nikolay Bahtin, İrlanda direnişçilerinden James Conolly ve Ulysses’den çıkıp gelmiş Leopold Bloom eşlik ediyor.

Bu karakterlere aşina iseniz mutlaka çok keyif alırsınız, ancak Wittgenstein ya da Bloom’u bilmiyorsanız, haklarında hiçbir fikriniz yoksa eminim çok sıkılırsınız.

Bugün kitaplara ilişkin yazacaklarımı sınırlı tuttum ki, bu diziyi tez vakitte bitireyim aksi halde uzadıkça kesin sıkılırım, yazmayı bırakırım.

Öyle yani…